Sitemizden Nasıl Haberdar Oldunuz?
 
Üye Giriş Formu

KANGAL VE DOVUS

Kangal, yaşam ve sorumluluk alanına girilmediği sürece kesinlikle saldırgan değildir. Sahibine ve ona ait canlı, cansız bir şeye dokunulmaz ise saldırmaz ve zarar vermez. Yemek yerken çevresinde bulunulmasını sevmez, yemek yerken sahibinden ve bakıcısından başkasını yanına sokmaz ve kendine ve yiyeceğine dokundurtmaz. Kangal, genelde saldırıya uğramaz ise , diğer köpeklere de tepki göstermez. Hemcinsleri ile dövüş, savaştan ziyade güreş gibidir. Gücü yetmeyenin dövüşten çekilmesi ile kavga sona erer, gücünü kabul ettirdiğinde dövüşü sürdürmez.
 
Kangal, ağız ve dişlerini kavgada gerektiğinde kullanır. Dövüşen Kangal hasmına, kısa mesafede hızını arttırarak göğüs ile vurur ve bunu tekrarlar, bir kurdun veya başka bir cins köpeğin bu darbeden etkilenmemesi mümkün değildir.. kangal bugün yaşayan ırklar içinde kemik yapısı en sağlam ve adale gücü en yüksek olanıdır. Hasmını göğüs darbeleriyle sarsan kangal , onu altına alır ve ön patileriyle dövmeye başlar. Tek ve güçlü bir hasımla karşılaştığında Kangal böyle dövüşür.
 
Birden fazla hasımla dövüşürken, özellikle yaşamı tehlikeye girmiş ise , bu defa dövüş tarzı değişiktir. 75-80kg.!a erişebilmiş yetişkin bir kangal , kurt veya köpek olan 40 veya 50 kiloluk hasmını ensesinden kapar , defalarca ve ardarda hızla sarsarak yere vurur, bu darbeyle hasmının ense kemiğini kırabilir.
 
İnsan karşısındaki davranışları ise tamamen farklıdır. Yaşam ve sorumluluk alanına girilmez ise sahibine ait canlı ve cansız mala, aileden birine dokunulmadığı ve yaklaşılmadığı sürece kesinlikle saldırmaz. Aksi durumda, havlayarak veya hırlayarak diş göstererek ihtarda bulunur. Etkileyemez ise bu defa saldırır. Bu saldırıda insana zarar vermek iç güdüsü taşımaz. Eğer, Kangal saldırısına uğrayan kimse , kaçmaz arkasına dönmez , sopa veya taş ile mukabil bir saldırıya geçmez ise, kollarını toplayıp yere oturarak ve hareketsiz kalmak suretiyle kendini en emin şekilde koruyabilir. Bu durumda esir alınmıştır. Asla zarar görmez. Kangal belirli bir mesafede esirinin etrafında döner havlayarak sahibini uyarır ve sahibi gelinceye kadar , esaret devam eder. Kaçmaya çalışana ardından , ihtar maiyetinde hafifçe ısırır ve yakalayınca göğüs ön patileriyle vurarak yere düşürüp, üstüne oturarak esir alır. Hiçbir zaman insan hayatına kastedecek bir davranışta bulunmaz. Genetiği ve iç güdüleri kesinlikle insan hayatına kasteden bir davranışa izin vermez.
 
Kangallarda, kurt boğan deyimi veya köpeğin köpeği boğması değimi, Kangalın , hasmını altına alması ve ön patileriyle dövmesi ve enseden tutarak ardı ardına güçlü sarsma olayının anlatımıdır. Hasmının boğazını ve nefesini kesmek anlamını taşımaz. Kangal ile dövüşürken hasmının tek veya birden fazla olmasına göre her iki tarzda da dövüşür. Kurt ile mücadelede Kangalın da yaşamı ağır risk altındadır. Kurt sürüsünün en güçlüsü yani sürü başı dahi olsa , genetiği , bakım ve beslenmesi iyi olup 75-80 arası kiloya erişmiş genç bir erkek kangal karşısında bir tek kurdun savaş kazanma şansı hemen hemen hiç yoktur. Kurtla dövüş, ölüm kalım mücadelesidir. Kangalın gırtlağını kurtların dişlerinden korumak maksadıyla boynuna tork diye adlandırılan çivili tasma takılır ve kurdun saldırı hedefi olan o güzelim iri kulakları da kesilerek kısaltılır.
 
 Kangal ile kurt aralarında aslında geleneksel bir düşmanlık da yoktur. Hele kızışma yani çiftleşme dönemlerinde yakınlaşmalara çokça rastlanır, hatta çiftleşirlerde. Savaş kurdun yiyeceği , yani koyuna kavuşabilme , Kangalın da sahibini ve ona ait olan sürüyü koruma iç güdüleri nedeniyledir.
 
Kangallar ile kurtların dövüşünde sonuç taraflardan birinin yaşamını yitirmesidir. Kırsal kesimde kurt ile dövüşen Kangal , ‘ kurtçul’ veya ‘kurtboğan’ olarak tanımlanır. Kangal bir uzun mesafe koşucusudur. Kurda yetişince koşu temposunu arttırarak yakalama hızına geçer. Kurt dövüşünden çıkan Kangal bedenen ve psikolojik olarak aşırı derecede yorgun düşer. Fiziksel dinlenmesi ve hırçınlığının sona ermesi birkaç gün sürer. Kangallar, sorumluluk alanındaki hızlı hareket eden her şeye karşı çok duyarlı ve saldırgandırlar. Bu yüzden karayolu ve demiryolu boylarında yaşayan Kangalların hayatlarını kaybetme riskleri yüksektir.
 
Doğanın en kurnaz avcıları olan kurtlar, çobanlık veya bekçilik görevi yapan kangala , kızışma dönemindeki bir dişi kurdu göndererek veya çok hızlı koşabilen genç bir erkek kurdu göndererek tahrik ederler. Kangalın , kurdun peşine takılmasını temin ederler. Kurt sürüsü rüzgara ters yönde uzakta beklemektedir. Bu durumda Kangal, kurt kokusunu alamaz. Sahibi tarafından geri çağrılan ve çağrıya uyan Kangal kurtulur. Deneyimli ve yaşlıca Kangallar, içgüdüyle bu tuzağı sezebilir. Aksi halde ‘kurt tuzağı’ denilen bu hile kangalın sonu olur. 
 
 
Kurt Yıkma
 
 
Kurdu süratle kovalayan Kangal, kurda yaklaşınca daha da hızlanır yandan veya arkadan döş vurur. Her ikisi de yıkılır , erken kalkanın galebe şansı artar. Sürüdeki arkadaşları yetişerek birlikte kurdu boğarlar. Kurt ile çarpışmada bazen kurdun, seyrek olarak ta Kangalın beli kırılabilir. Beli kırılanın işi biter. Kangal kurdun boynunu yakalayarak sarsmak ve silkelemek suretiyle kırabilir. Bu durumda da , kurdun işi bitmiştir.
 
Tek kangal, kurdu boğarken çok zorlanı. Kurdun keskin tırnakları ve bıçak gibi keskin dişleriyle birçok yerinden yara alır, iyileşmesi, yorgunluğu ve hırçınlığı günlerce devam eder.


T.C KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINLARINDAN DOĞAN KARTAY’IN yazmış olduğu Bozkırın gözcüsü ; Türk Çoban Köpeği KANGAL isimli Kitaptan alıntılardır.